Mimari Üretimde Geri Bildirimin Değerlendirilmesi

Revizyon Tarihi: 02.01.2017

Mimarlık disiplininin temel ürünü olan mekân, toplumsal pratikler içinde üretilen ve tüketilen bir nesnedir (Yırtıcı, 2002). Günümüze ait tüketim koşulları, diğer pek çok üretim alanında olduğu gibi mimarlığın üretim kültürünü de değiştirmiştir. Seri üretim teknikleri mimarlık bağlamında üretilen nesnelerin, duygusal nitelikten yoksun, kendisi ile hemhal olunamayan, birbirinin kopyası niteliğindeki çokluklar olarak kalmalarında etkili olmuştur.

Bir zanaatçının kendi elinden çıkma bir nesnede bırakmış olduğu izler, müellifinin imzasından öte o nesneye ait eşsiz üretim niteliği olarak kabul edilirse, sıklıkla bir tür sanat alanı olarak görülen mimarlık için gerek yapılı çevre gerekse teori üretiminin bugünkü durumu günümüz üretim koşulları açısından sorgulanmaya değerdir. Buna ilave olarak, bahsi geçen koşullarda üretim yaparken, katılımcı modellerin varlığı mimari ürünün niteliğine bir tür katkı olarak dâhil edilebilir.

Bugün diğer alanlarda olduğu gibi mimarlıkta da, iletişim teknolojileri ile yeniden tanımlanmış olan sosyal ilişkiler, bilginin üretilme, iletilme ve geri dönüşler alma hızını arttırmaktadır. Disiplinler arasındaki sınırlar muğlaklaşırken, işbirliği ile üretmek yaygınlaşmaktadır.[1] İşbirliğinin yanı sıra mimari ürüne dair getirilecek eleştiri ancak mimarlıktaki üretme alışkanlığına bağlı olarak yapının inşa edilmesinin de sonrasına kadar ötelenmiş durumdaydı. Bir diğer deyişle mimari eleştirinin, yani geri bildirimin zamanı mimarlığın ortaya çıkmasını izlemekteydi. Bugün ise mimari iletilme aşamasından itibaren geri bildirime açık imkânlara sahiptir (Şekil 1).

sunu4-r4

Şekil 1. Katılımlı Bir Üretim Alanı Olarak Mimarlık, (Yazar tarafından üretilmiştir.)

Bu bağlamda, Kushner (2014), medya alanındaki devrim sayesinde, binanın artık yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda medya olduğundan söz eder. Mimar, bu önermesini, yapımından bir kaç yıl evvel mimari sahnelemelerini (render) sosyal medya aracılığıyla kamuya sundukları projesiyle desteklemektedir. Bu tür mecralarda, başlangıçta topluma yabancılık hissi verebilecek form diline sahip yenilikçi tasarımlarının, kullanıcıları tarafından zaman içinde yorumlar, sosyal ağ beğenileri ve paylaşımlar sayesinde, duygulanımlarından beslenen bir geri bildirim oluşturduğunu aktarır. Böylesi bir işleyiş, medya tabanlı duygu yüklü tepkilerin, bellekte karşılık bulacak imajlara dönüşerek, mimari arzın bina edilmesi ve tüketilmesinin öncesinde, kullanıcısını da üretime katan bir yönteme başvurulabileceğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Mekân üretimi, katılımcı modeller, medya, duygulanım, öneylem/arteylem

DİPNOTLAR:

[1] Bu incelemede, mimari üretim bir tür duygulanım/duygusal tepki (afekt) yaratan eylem (act) olarak düşünülmektedir. Bu bağlamda mimar kendisine biçilen rol gereği, durum ve olguların henüz gerçeklik kazanmadığı anda, tasarım aracılığı ile üretimini iki yolla sürdürebilir: bunlardan birincisi yeni olanın keşfi iken, ikincisi ise bilinen sembolleri, kodları tekrar ederek topluma yabancı gelmeyecek yapılar kurmak şeklindedir. Bu açıdan, mimar figürü eylem sahasında öneylemci (proaktif) bir tutum sergiler. Üretimin en genel seviyeden talep edicisi rolündeki toplum ise, daha çok arteylemci (reaktif) bir duruşla, üretileni değerlendirerek ya benimsemek ya da reddetmek eğilimiyle, olgu sonrası bir tutum sergileyecektir.

KAYNAKÇA:

Kushner, M., (2014), “Why the buildings of the future will be shaped by … you” (Seminer Konuşması/Metni), Kaynak URL: <https://www.ted.com/talks/marc_kushner_why _the_buildings _of_the_future_will_be_shaped_by_you/transcript> Son erişim tarihi: Kasım 2016.

Yırtıcı, H., (2002), “Tüketimin Mekansal Örgütlenmesinin İdeolojisi”, “Mimarlık ve Tüketim” içerisinde, s.9, Boyut Yayıncılık: İstanbul

Bu metin, İTÜ Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı 2016-2017 Güz Yarıyılında Doç. Dr. Meltem Aksoy & Doç. Dr. Nurbin Paker tarafından yürütülen MTS 537 Mimari Tasarım Süreçleri ve Etkileşimleri dersi bağlamında üretilmiştir. Dönem seminerleri kapsamında, 21 Kasım 2016 tarihinde Doç. Dr. Ebru Yetişkin tarafından “Günümüz Sanatı ve Etkileşim Kürasyonu” ismiyle verilen seminerde yer alan, “duygulanım” oluşturmanın önemine yapılan vurguya istinaden kurgulanmıştır.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s