Mimarlık ve Edebiyat Metinden Mekana Bakış

F. L. Wright mimarlığı ‘yaşamın şekil almış hali’ olarak tanımlar.[1] Edebiyat için de ‘yaşamın dile dökülmüş/gelmiş hali ‘  tanımını yapmak, bu iki disiplinin ortak öznesinin -insana ve onun yaşam serüvenine dair olanın- kurgusunu oluşturmada doğal olarak üstlendikleri benzer rollere işaret edebilir. Bu esnada edebiyatçının mimari bir dünya yaratması nasıl kaçınılmaz ise, mimarın da kendi üretiminin düşünsel / yazınsal metnini kurgulaması aynı ölçüde kaçınılmaz olur. Yani mimarlık ve edebiyat birbirlerinden beslenir, birbirleriyle paslaşır ve birbirlerini üretirler.

Buradan yola çıkarak mimari kültürün oluşmasında katkısı yadsınamayacak edebiyat-mimarlık etkileşiminde, kullandıkları ortak araçları keşfetme çabasıyla başlayacak olan bu çalışma, metinler üzerinden mimari okumalarla bu keşfi desteklemeye çalışacak ve Aldous Huxley’ in distopik romanı ‘Cesur Yeni Dünya ‘ya dair mekan anlatılarıyla son bulacaktır.

[1] Wright, F.L. (1970). An Organic Architecture: The Architecture of Democracy

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s